Deli gözlerin. “Uzun uzun bakakalıp hiç konuşmamamı sana anlatamam, sormayınız ya da lütfen bir kere de olsa hiçe sayınız —çok önemliyse— gözlerine baktığımda; ta derinde, en arkada, dünyevi sisi aştığımda tarifsiz bir evren görüyorum güzelim. İzlemekten zevk alıyorum desem… diyemem,  o harikulade manzarayı aşağılamaktan başka birşey yapmamış olurum baya bir rezil tat bırakıyor söylemesi. O gözlerin sahibi mi önemlidir yoksa gözlerin arkadındaki mi önemlidir? korkutucu olur, acaba gözlerin yüzünden seni hiçe saymış mıyımdır ürküntüsü gelir. Bu zebaniler sen soru sorduğunda karşıma dikilirler yani ‘neye bakıyosun?’ dediğinde (sus amına koyim işte). Bir zincirleme sille tokat başlar şöyle ki; Belki de seni sevmiyorumdur, ya da o kadar parça parça güzelsindir ki kafamı karıştırır her birine olan ilgim, sevgim ya da her ne boksa. Her bir parçanın yarattığı etkinin birbirini sabote etmesi ya da her birinin farklı tesiriyle çok az yaşanabilen kollektif bir acayip zengin mezeli devasa sofrada oturmanın afallaması -lan ben bu kadar şeyi hakediyor muyum- sorusunu sorduran fazlalık, kendini gereksiz yere minicik hissettiren cahillikten tanımlanamamış o fazlalık. Anlayacağın; sen bunu böldüğünde çok iyi bir sahneyi izleyen adamın “lan efekt bunlar lan” deme mallığına yol açan mantığın, götünü kaldıran bir kilit açma oluyor ya da tokat gibi bişey. Gözlerinde yavrum, deli güzel bir evren var. Sadece o, tüm bunları siktirettiğim bir seyir veriyor. kapatalım konuyu artık” #handlettering #lettering #aşkmazoşistliği

Deli gözlerin. “Uzun uzun bakakalıp hiç konuşmamamı sana anlatamam, sormayınız ya da lütfen bir kere de olsa hiçe sayınız —çok önemliyse— gözlerine baktığımda; ta derinde, en arkada, dünyevi sisi aştığımda tarifsiz bir evren görüyorum güzelim. İzlemekten zevk alıyorum desem… diyemem,  o harikulade manzarayı aşağılamaktan başka birşey yapmamış olurum baya bir rezil tat bırakıyor söylemesi. O gözlerin sahibi mi önemlidir yoksa gözlerin arkadındaki mi önemlidir? korkutucu olur, acaba gözlerin yüzünden seni hiçe saymış mıyımdır ürküntüsü gelir. Bu zebaniler sen soru sorduğunda karşıma dikilirler yani ‘neye bakıyosun?’ dediğinde (sus amına koyim işte). Bir zincirleme sille tokat başlar şöyle ki; Belki de seni sevmiyorumdur, ya da o kadar parça parça güzelsindir ki kafamı karıştırır her birine olan ilgim, sevgim ya da her ne boksa. Her bir parçanın yarattığı etkinin birbirini sabote etmesi ya da her birinin farklı tesiriyle çok az yaşanabilen kollektif bir acayip zengin mezeli devasa sofrada oturmanın afallaması -lan ben bu kadar şeyi hakediyor muyum- sorusunu sorduran fazlalık, kendini gereksiz yere minicik hissettiren cahillikten tanımlanamamış o fazlalık. Anlayacağın; sen bunu böldüğünde çok iyi bir sahneyi izleyen adamın “lan efekt bunlar lan” deme mallığına yol açan mantığın, götünü kaldıran bir kilit açma oluyor ya da tokat gibi bişey. Gözlerinde yavrum, deli güzel bir evren var. Sadece o, tüm bunları siktirettiğim bir seyir veriyor. kapatalım konuyu artık” #handlettering #lettering #aşkmazoşistliği